• Diğer

Yazar

nulker18@hotmail.com

68 makale bulunmakatadır

MADDE BAĞIMLILIĞI VE Sabri YAKAR III

Türkiye’nin, uyuşturucu üretimiyle mücadelesinin her zaman büyük takdirle karşılandığını dile getiren Atasoy, şöyle devam etti:

14:08 - 7 Temmuz 2019

+A

-A

Okunma: 103

MADDE BAĞIMLILIĞI VE Sabri YAKAR III
 
Necati ÜLKER
Türkiye’nin, uyuşturucu üretimiyle mücadelesinin her zaman büyük takdirle
karşılandığını dile getiren Atasoy, şöyle devam etti:
“Bununla birlikte ona eşit düzeyde aynı başarıda, taleple mücadele edemedik. Çünkü
bu topraklarda bağımlılığın bu noktaya geleceğini, bundan 25-30 yıl önce öngöremedik.
Geç kalınmış bir mücadeledir. Bununla birlikte arzla mücadelenin, taleple mücadele
başarılı olmadığı takdirde hiçbir işe yaramayacağını da belirtmek isterim.
Taleple mücadeleye çok daha fazla önem vermemiz gerekiyor. Taleple mücadele
uluslararası sözleşmelerde olmazsa olmaz bir unsurdur.”
“Uyuşturucu ile mücadele okul öncesi döneme çekilmeli”
Bugün Avrupa’daki yasa dışı örgütlerin başlıca gelir kaynağının uyuşturucu
olduğunu vurgulayan Atasoy, Balkanlardan çıkan captagon adlı uyuşturucu maddenin ise
Türkiye üzerinden Suriye, Irak, Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkelere ulaştığını anlattı.
Hatay ve Gaziantep gibi Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki bazı illerde milyonlarca
tablet captagon ele geçirildiğini hatırlatan Atasoy, Zeytin Dalı Harekâtı çerçevesinde Afrin
civarındaki bazı tünellerde de yine plastik torbalar içinde yüzlerce captagon ele geçirildiğini
aktardı.
Bir çeşit amfetamin türevi olan captagonun, uyarıcı nitelik taşıdığını, açlığa ve
susuzluğa direnmeyi kolaylaştırdığını, kuvvetle bağımlılık yaptığını ve terör grupları
tarafından kullanıldığını kaydeden Atasoy, “Dünyanın neresinde terörist gruplar veya iç
savaşlar varsa oralarda hep belirli bir amfetamin türevinin kullanıldığını görüyoruz.” diye
konuştu.
Türkiye’nin, uyuşturucu üretimiyle mücadelesinin her zaman büyük takdirle
karşılandığını dile getiren Atasoy, şöyle devam etti:
“Bununla birlikte ona eşit düzeyde aynı başarıda, taleple mücadele edemedik. Çünkü
bu topraklarda bağımlılığın bu noktaya geleceğini, bundan 25-30 yıl önce öngöremedik. Geç
kalınmış bir mücadeledir. Bununla birlikte arzla mücadelenin, taleple mücadele başarılı
olmadığı takdirde hiçbir işe yaramayacağını da belirtmek isterim.
“Uyuşturucu ile mücadele okul öncesi döneme çekilmeli”
Dünya genelinde uyuşturucu bağımlısı her 6 kişiden sadece birinin tedavi
görebildiğine işaret eden Atasoy, Türkiye’de ise bunun bile mümkün olmadığını söyledi.
Reçeteye tabi ilaçların veya değişik ağrı kesicilerin kötüye kullanımının mutlaka
bağımlılık yaptığını belirten Atasoy, Türkiye’de bebeklerde görülen hastalık ve sakatlıkların
önemli bir nedeninin, hamilelik sırasında kullanılan değişik ilaçlar, sigara ve alkol gibi
faktörler olduğunu bildirdi.
Uyuşturucu ile mücadelenin okul öncesi döneme kadar çekilmesi gerektiğini ifade
eden Atasoy, bunun, birçok bakanlığın bir arada yapacağı çalışmayla mümkün olacağını
kaydetti.
Madde bağımlılığıyla mücadele yöntemlerinin her ülke için farklılıklar göstereceğini
aktaran Atasoy, “Önleyici tedbirlerin evrensel prensipleri var ama yerel davranmak lazım.
O kadar ki ülke, il, ilçe bazı yetmiyor, mahalle düzeyinde farklı mücadele etmek
gerekiyor.
İşte bizim ülkemizi bu kadar ayrıntılı tanımamız gerek.” dedi.
“Hep fotoğraf çektik”
Uyuşturucu ile mücadelenin son 20 yılını bildiğini anlatan Atasoy, sözlerini şöyle
sürdürdü: “Hep fotoğraf çektik. Fotoğraf çekerek bir yere varamayacağımız artık ortada.
Çünkü madde kullanılıyor.
Maddenin kullanım yaşı düştü, şiddet, cinayetler arttı. Bunların hepsi birbirine bağlı
hadiseler.
 
Çünkü bir takım riskler var ve bunlardan koruyabilecek bir şey yapamıyoruz. Bu risk
bizi ya madde kullanımına götürüyor ya şiddete götürüyor ya büyük başarısızlıklara götürüyor
ya da sonunda adam öldürmeye götürüyor.
Yani uyuşturucuyla mücadele sadece uyuşturucu değil, aynı zamanda şiddetle
mücadeledir.”
Madde bağımlılığına neden olan risk faktörlerine de değinen Atasoy, ailede
uyuşturucu madde kullanımının, parçalanmış ailenin, ebeveynlerden birinin cezaevinde
olmasının, fakirliğin, okul başarısızlığının ve aile içi şiddetin önemli bir risk olduğunu dile
getirdi. Toplantıya katılan Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif evleri Genel Müdürlüğü
yetkilileri de Ceza İnfaz Kurumu Psiko-Sosyal Yardım Servisi Hizmetleri, Alkol ve Madde
Bağımlılığı Bireysel Müdahale Programı, Sigara Alkol ve Madde Bağımlılığı Programı gibi
çalışmalar hakkında bilgiler verdi. (Hüseyin Gazi Kaykı, Alıntı!..
https://aa.com.tr/tr/politika/tbmm-madde-bagimliligi-arastirma-komisyonu-toplandi/1088872)
Allah ıslah etsin kurtulmaları için yardımcı olsun düşüncesiyle…
Hoşça kalın, dostça kalın ama gönül kapınızı asla kapatmayın...

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku