• Diğer

Yazar

nulker18@hotmail.com

57 makale bulunmakatadır

HİÇ BUNU DÜŞÜNDÜN MÜ?

Herkesin bir hikâyesi vardır. Kimi kağıda yazar hikayesini, kimi etine...Kağıt yanınca, et gömülünce biter o hikaye.. Hikâye’nin başlığı farklıdır sadece. Ama genelde acı dolu hikâyeler Unutulmaz...

11:39 - 14 Mart 2019

+A

-A

Okunma: 32

Ankara’dan sesleniş
 
HİÇ BUNU DÜŞÜNDÜN MÜ?

Herkesin bir hikâyesi vardır.
Kimi kağıda yazar hikayesini, kimi etine...Kağıt yanınca, et gömülünce biter o hikaye..
Hikâye’nin başlığı farklıdır sadece. Ama genelde acı dolu hikâyeler
Unutulmaz...
Oysa şu zamana kadar binlerce güzel şeyler yaşamışızdır her birimiz. Yinede hafızada kalan, ruha hapsedilen, bedene ve kalbe kazılan hikâyeler hep acı verenlerdir. Belki de çok doğal. Nede olsa en çok acıtır, daha fazla kanamasın diye, ellerimizi yaraya her bastığımızda..
Her insanın, hayatta değer verdiği en az biri vardır mutlaka, ya da en azından değer verdiği biri olmalı. Sadece çalışıp para kazanmaktan ibaret değil hayat. Tüm servetler senin olsa, paylaşamadığın biri olmayınca ne fark eder ki ? Zaten kim istemez ki, kapıyı soğuk anahtarla açınca ardında içini ısıtan, gülümseyen bir yüz tarafından karşılanmayı..?
Bazende insan kendi çizdiği sınırların içinde yaşar. Ne zaman hayatımızda biri olması gerektiğini değerlerimiz belirler ve sınırı ona göre çizeriz. Sınır kapısında denetleme olmayan insanlar da vardır mesela. Giriş yasak gibi görünse de sınır yoktur aslında ve giriş serbesttir herkese. Mülteci ağırlar gibi bir durum sanki.
Geçici bir süre sonra yoluna devam eder sınırı aşan mülteci. Şaşkına döner sonra sınırlarına değer verip korumayan kişi. Toprağın işgal olmuştur farkına varmadan. O yüzden hep sorarım kendime beden bu kadar ucuz mu olmalı?
Belki de ucuz olan beş kuruş vermeden edindiğimiz yargılarımızdır. Etrafımızda olan insanları yargılarız, bir misyon yükleriz onlara sürekli. Taktığımız gözlüğe göre misyon değişir. Aşk, iş, arkadaşlık, ilişki, cinsellik çerçevesinden yargılarız durumu. Oysa durum çok net ve basittir...
Duygusal, maddi, sosyal, cinsel bir çıkar uğruna göre yargılar ve ona göre atarız adımlarımızı.
Yoksa şu cümle neden kurulsun ki; "Benim için doğru olan kişi". Bencilliğe Bakar mısınız? Peki, sen onun için doğru kişimsin? Hiç bunu düşündün mü?
Bencilliğin duvarlarını aşmanın tek yolu aşk ve sevgidir bence. Âşık olan ve seven kişinin bencil hareket etme kabiliyeti olmaz.
Konu neden buraya geldi anlamadım açıkçası.
Yazıya başlarken aklımda farklı şeyler vardı. Sürüklendim yine. Yazıya başlarken bir yazarımızın verdiği bir örnekten yola çıkmıştım. "Hayatını iyi değerlendir, birisi ol" bu söz beni etkilemiş olacak ki bu gün böyle bir yazı kaleme almış oldum, neyse o zaman konuyu bağlayayım bari.
Bende diyorum ki:
Unutulmamalıdır ki "Hayatta biri olmalısın, en azından birisi için"..
Çünkü hayat paylaşınca güzelleşir.
Hoşça kalın, dostça kalın ama gönül kapınızı asla kapatmayın…
 
 
 

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku