• Diğer

Yazar

tercumangazetesi@hotmail.com

33 makale bulunmakatadır

ÇANKIRI YÂRAN MECLİSİ

Millî kimliğimizi oluşturan kültürel unsurlar varlığımızın yegâne temellerini oluştururlar. Kültürel varlığımızın yaşatılması geleceğe ulaştırıldığı ölçüde milli kimliğimizi devam ettirecektir. Kültürel miraslarımızın özünü koruyarak devam ettirildiği müddetçe kültürel dokumuzdaki gelişim sürecinde genç nesillere ulaşacak, zamana göre kendisine yeni yol ve yöntemlere yürüyerek

12:38 - 14 Ocak 2019

+A

-A

Okunma: 180

Çankırı Yâran Meclisi, sabrı, bireyin / yarenin her durumda alacağı kararların hayırlı olması, dili ile yüreğinin  ayrı konuşmaması, sevgiden, merhametten yoksun olamaması, emanete sahip çıkması,  hiçbir kimseyi yolun yarısında bırakmaması gibi hasletlerle donanımlı ve Türk kültür, siyasi, askeri, ahlaki ve dini inançlarla donanımli birer kişilik olarak görür ve bu durumdan dolayı da toplum nezdinde sarsılaz bir yere ve değere sahiptirler.
Oğuz boy beyleri arasında oluşturularak gelişim devresini tamamlayan, üst düzey yönetim şekli ile başlamış, daha sonrada Türk siyasi, ahlaki ve hatta dini inanç makanizmalarını bünyesinde toplayarak uzun bir yol kat etmiş ve teşkilat yapsı ve büyük bir askeri disiplin içinde özünü kaybetmeden gelecek nesillere aktarmış, yaşam biçimini hem oluşturmuş hem de devam ettirmiş olan ve tarihi bir kökten gelen bir altyapı sergileyen Yâran Meclisi, bu açıdan bakınca, insanî değerlerin hızlı bir şekilde değişime uğramasının yanında olumsuz yönden de bir bozulma sürecine girmesi de göz önünde bulundurulursa önemi bir kez daha gözler önüne serilir. Bunun için de Çankırı Yâran Meclisi'nin yaşaması ve yaşatılması, gelecek nesillere aktarılmasının vazgeçilmez bir önem kazanması tartışılmaz bir gerçektir. Bu da belli kurallar çerçevesinde sürdürülmektedir.
1. Bizzat yaparak yaşayarak öğrenmek,
2. Kuruluşun devamlılığını sağlamak,
3. Toplum içinde bireyin eğitimi,
4. Kültürel ve ahlaki değerleri yaşatmak.
Türk milli kültürü çerçevesinde gerçekleştirilen Çankırı Yâran Meclisi, bireyin topluma kazandırılmasının yanında dini, ahlaki ve istendik davranışların toplum bünyesindeki kabulu oranında günlük hayata oturtulmasının yanında sürekli olarak gündemde tutmak ve seçiciliğini sağlamak, bu değerleri öne çıkarma işlevini sağlar.
Bilhassa gençlere yönelik bir ağırlık sergileyen yâran meclisleri, bizzat gençlerin ahlaki yönleri, toplum içinde geçerli davranışları benimseme ve günlük hayatlarında uygulama, zararlı alışkanlıklardan ızak durmaları, askeri bir disiplin içinde hayatlarına bir çekidüzen vermeleri hususunda aktif faaliyet gösterir.
Çankırı Yâran Meclisi, Türk toplumunun bütün özelliklerini kapsayacak şekilde planlı, proğramlı, ocak içinde ve sosyal hayatta yaparak yaşayarak uygulamalı öğrenmeye açık bir özellik taşır. Bu özellik hem tarihi bir misyon olarak milli kültürün geçmişle gelecek arasındaki köprüsünü sağlam tutar, hem de gelecekte kültürel yapının yozlaşmadan devamını sağlar.
Yâran Meclisi'nde atılan belli adımlar ve bu doğrultuda aşamalar vardır. Bunların topyekün hep birden icrası söz konusudur; yapılan faaliyetler bir bütün olarak gerçekleştirilmiş olur.
Yâran ocakları öznel kişiliğini koruduğu gibi aynı zamanda kendisine altyapı oluşturarak kendi devamlılğını da sağlan bir özellik gösterir. Bir yandan prensipleri doğrultusunda, zamanı geldikçe yakılan ocaklarla seçtiği hayat tarzını yaşatırken, diğer yandan da her yıl yeni baştan ocaklar kurularak yeni ve genç bireyleri bünyesine katmakta, bunları da aynı kültürel maya ile yoğurmakta ve böylece kendi varlığını garanti altına alırken özüne uygun olarak gelecekte yaşama garantisini de oluşturmaktadır.
Yâran Meclisi'nin ana amaçlarından birisi de ahlaki değerleri yaşamak ve yaşatmaktır, dolayısı ile bir eğitim yuvası gibi algılamak da gerekir. Ocakta sadece genç yarenler değil, bütün yâranlar yaparak yaşayarak öğrenmenin yanında bilindik değerleri pekiştirmesini de sağlamış olurlar. Bunun yanında günümüz yarenleri ve halk, eğitim ocağı fikrinde mutabık kaşırlar.
Yâran Meclisi'nin önemli özelliklerinden biri de benimsediği değerleri yaşamak ve yaşatmaktır. Bu durumu ve özelliği Yâran Meclisi'nin kuruluş aşamasından itibaren görmek mümkündür. Bu açıdan bakıldığında da tam bir eğitim yuvası, tam bir asker ocağı, tam bir sosyal hayatı tüm yönleriyle kucaklayan sosyal bir etkinliktir.
Çankırı Yâran Meclisi'nin 24 Oğuz boylarının boy beylerini temsil mahiyetindaki yapısını sürdürdüğü inancı hakimdir. Bu yapının günümüze kadar bazı değişikliklere uğrasa da özünü koruduğu fikri yaygındır. Fakat yine de özünü koruduğuna inanılır. Kendi ilkeleri ve aşırı disiplinli yağısı ile ilkelerinden kesinlikle taviz vermemesi, günümüzde de belirli bir kültürel yağısını ve kurumsal kimliğini devam ettirdiği söylenebilir. Zaten özüne inmeden yüzeysel değişikliklerin de dini, ahlaki ve sosyal davranışlara katkıda bulunduğu düşünülmektedir.
1. Bizzat yaparak yaşayarak öğrenmek: Çankırı yâran meclisleri, henüz kişilerin akllına gelip yâran ocağı kurma fikri düşünce kapsamına girdiği andan itibaren önceden yapılan ve yaşanan bir gelişim sürecinin de başlangıcı olarak gelişmeye başlar. Asırlarca sürüp gelen bu süreç tekrar tekrar bu safhasını yaşatmıştır. Yani tarihi süreçte ne kadar geriye giderseniz gidiniz, bir önceki süreç, bir sonrasında da bir bir uygulanarak yaşanır ki biz buna yaparak - yaşayarak öğrenme diyoruz.
Yâran meclislerinde kuruluşun gerçekleşmesi, ocak yakılması, yâran ocaklarının süresi boyunca gerçekleşen uygulamalar bir öncekinin tekrarından öteye geçmez.
Dünkü yâran ocağı prensipleri ile bugünkü ocak prensipleri birebir örtüşerek devam edip gelmiştir. Yalnız ufak tefek nüans farklılıkları bulunabilir. O da zaman içinde toplumda ola gelen davranış ve zihniyet değişikliğidir. Bu süreç de kabul göreceği üzere çok yavaş seyretmekte, buna ocak yakan yarenlerin de kişilik ve kültür seviyelerinin de etki edeceği düşünülürse daha bir açıklık getireceği ortadadır. Buna rağmen oluşan zihniyet değişikliği yâran ocaklarında amaç ve ana sistemde değil ama uygulamada ufak tefek de olsa değişikliğe uğradığı görülür.
Bütün bunlara bir örnek verecek olursak; eski dönemlerde yâran ocaklarındaki yaptırımların zamanla daha bir esnetildiği görülürken, mesela büyük başağaların da bireyler üzerindeki etkisinin hafiflediği açıkca görülür. Bu tespitlerde de görüleceği gibi, yaparak - yaşayarak öğrenilen, dolayısıla yazılı bir kaynağa da ihtiyaç duyulmayan yâran ocakları, kendi yapılanması öğrenim ve öğretim amacını uygulamakta, genç yâranları askerlik disiplini de dahil olmak üzere toplumsal yapıyı oluşturan istendik davranışları tıplu ve birey olarak sergilemeye başlarlar. Bundan dolayı bir yandan yeni öğrendiklerini benimser, bir yandan da sahada en azından kendi çevresinde uygulama imkanına kavuşmuş olurlar. Bu durum ve tutumları ile toplamdan sevgi, saygı ve takdir görürler.
2. Kuruluşun Devamlılığını Sağlamak: Çankırı Yâranı, ocak yakmayı yaparak - yaşayarak devam ettirmektedir. Bunun büyük bir avantaj sağladığı görülür. Çünkü bu yöntemle, Yâran Meclisi aslına uygun olarak devam ettirilmiş, yine aynı şekilde bütün özelliklerini koruyarak ocak yakma ve bütün kuralları ile günümüze taşınmıştır. Bu açıdan bakılınca yâran meclisleri kendi devamlılığını ve geleneğini bütün ana prensipleri ile sağlamış olduğunu göstermiştir. Yani kuruluş ve aktif işleyişi ile devamlılığınıda garanti altına almış, geleneğin taşıyıcılık amacını da gerçekleştirmiştir. Bundan dolayı yâran ocaklarının ana prensipleri, amaçları doğrultusunda bütün özellikleri ile geçmişten güne ve hatta yarına gelece taşımış olmaktadır.
3. Toplum İçinde Bireyin Eğitimi: Yâran ocağı, halk nezdinde gençlerin eğitimi amacını taşımakta, onları askeri eğitim dahil sosyal hayata hazırlamak gözüyle bakılmaktadır. Hatta bilhassa kırsal kesimde yâran ocağının gençlerin eğitildiği, askere hazırladığı bir etkinlik olarak da bakılır. Ama şehir merkezi dahil olmak üzere yaş konusunun mevzu bahis olmadığı görülür. Bu açıdan bakılınca da yâran ocakları hem gençlerin eğitimini üstlenen, hem de sosyal ve ahlaki yönü ağırlık basan yaygın bir eğitim kurumu, geleneksel yapsını koruyan ve her dönem revaçta olan, geleneksel yapısını da kendisi geleceğe taşıyan bir kurumdur.
Yâran Meclisi, bireylerin sosyal yönden eğitimini ve davranışlarını üslenmiş, ahlaki davranış zeminini sağlam tutan, aynı zamanda pekiştiren bir sosyal yapılanma, ocak da bu sosyal yapılanmanın eğitim yönünü gerçekleştiren bir kurum boyutundadır.
Bu konuda N. A. Uslu, şifahi olarak da zaman zaman dile getirilen aslında genel kanat olarakda benimsenen tarafıyl şöyle diyor: "Sohbet meclisi eğlence görüntüsü altında başlı başına bir an'aneler silsilesi, bir içtimai kültür, ahlak nizamı ve milli disiplinin gençliğe aktarıldığı bir okuldur. Eskiden analar haşarı çocukları için; "Aman biraz daha büyüse de sohbete gidip adam olsa!" diye çırpınırlardı." (Uslu, s. 509) Bu tespitten de ankaşla ağı gibi Çankırı Yâran Meclisi'nin sırf bir kış eğlencesi olarak bakılmasının da yannlış veya eksik bir görüş olduğunu ortaya koyar.
4. Kültürel ve ahlaki değerleri yaşatmak: Ocakların yapısal özelliği ve amaçları, sık sık da tekrarını ettiğimiz gibi, Türk kültürü içinde sosyal haytın getirdiği değerleri bünyesinde toparlayark toplu ve bireyler bazında hayata geçirmek, altyapısını oluşturmak, gündelik hayatın içerisine sokmak ve sıkı bir disiplin anlayışı içinde kalıcılığını sağlamak ve bu uygulamayı benimsetme amacını taşır. Daha işin başında yani ocağın kuruluş aşamasında öne çıkan değerler ve bu değerler çerçevesinde bir kişilik ve kimlik taşıyan insanların birlikteliğ ön plandadır.
Nedir bu değerler?
1- Başta ahlaki yönden donanımlı olmak.
2- Belli bir ekonmik yeteriliğe sahip olmak.
3- Toplum içinde oturmuş bir kimliğe sahip olmak.
4- Türk milli kültürünü benimseyip, sosyal haytını bu inanç ve ahlaki değerler doğrultusunda bizzat yaşnak ve yaşatmak.
Ocak yakan bir yâren, en azından kendi çevresi içinde sosyal, ahlaki ve gelenek - göreneklere itina ile bakan, büyüğünü küçüğünü bilen, bulunduğu ortamda kabul gören veya bu özelliklere meyyal olmanın yanında "kulağına söz giren, söz tutan ve sözü dinlenen, sözünde duran bir kişiliktir. Bu meziyetlere haiz kimseler Yâran Meclisi kurma teşebbüsünde bulunabilir, ocağa kabul edilebilir ve ocak yakabilir.
Her yâran, geleneği geleceğe taşıyan bir kültür elçisidir.

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000
Bir Yâren 16 Ocak 2019 14:46

-"Kömür gözlüm ben bu yerden gidersem / Gülün oynan yâran ile eş ile" (Karacaoğlan). -"Gittin ammâ ki kodun hasret ile cânı bile / İstemem sensiz olan sohbet-i yârânı bile" (Neşâtî’den). -"Hâlim nakleylemek yârâna düşer" (Câhit S. Tarancı). -"İşitin ey yârenler aşk bir güneşe benzer / Aşkı olmayan gönül misâl-i taşa benzer" (Yûnus Emre’den). -"Bilir misin ey yârenler gerçek erenler nerdedir / Nerde baksan orda hâzır nerde istersen ordadır" (Yûnus Emre’den).

Cevapla
HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku