• Diğer

Çankırı.

İl Müftüsü Avcı Çanakkale Zaferi'ni Anlattı

Çanakkale zaferi müslüman Türk milletinin dinini, mukaddesatını, namusunu, vatanını korumak için, canını dişine takarak, dünyanın her tarafından akın akın gelen ordulara karşı kazandığı, düşmanlarını dahi şaşkına çeviren, şanlı bir zaferdir.

16 Mart 2022 16:17
-A

+A

İl Müftüsü Avcı Çanakkale Zaferi'ni Anlattı
Çanakkale zaferi müslüman Türk milletinin dinini, mukaddesatını, namusunu, vatanını korumak için, canını dişine takarak, dünyanın her tarafından akın akın gelen ordulara karşı kazandığı, düşmanlarını dahi şaşkına çeviren, şanlı bir zaferdir. Merhum Akif’in de “Çanakkale Şehitlerine” adlı şiirinde dile getirdiği gibi dünyanın her yerinden dili, kültürü, rengi, inancı farklı milyonlarca insanın tek bir gaye için, İslam’ın komuta merkezini ele geçirmek için olanca güçleriyle toplarıyla, uçaklarıyla, mermileriyle, teknolojileriyle saldırdıkları fakat tüm imkânsızlıklara rağmen ecdadımızın düşmana Çanakkale’yi dar ettiği bir zaferdir. Bu nedenle Akif Çanakkale’de destan yazan ecdadımızı Bedir’de İslam’ın nuru sönmesin diye mücadele eden ve müslümanların en faziletlisi (Buhari, Megazi 11) olarak tanıtılan o kahraman sahabeye benzetiyor. Çanakkale zaferi tarihin tozlu raflarına hapsedilemeyecek kadar, unutulup bir kenara atılamayacak kadar şanlı olan aslanların mücadelesidir. Çanakkale, tıpkı Bedir gibi, sayıca ve silah bakımından zayıf ama kalbi imanla dolu azınlıkların, Rabbimizin ifadesiyle, nice çoğunluklara galip geldiğinin göstergesidir.(Bakara 249)
Yine Çanakkale, vatan, bayrak ve mukaddesat mevzubahis olduğunda ananın, babanın, evladın, hatta canın bile seve seve feda edileceğinin yaşanmış bir örneğidir. Analar evlatlarını cepheye uğurlarken ellerini kınalar, tıpkı Hz. İbrahim’in oğlu İsmail’i kurban adadığı gibi vatana kurban adar ve şöyle derlerdi: Git oğlum git, eğer bayrak inecekse, ezan dinecekse git ve geri dönme. Eğer dönersen sütüm sana helal değil. İşte Çanakkale, bu şekilde vatan uğruna sevdiklerini feda edebilenlerin zaferidir. Düşmanın topuna, tüfeğine, uçağına karşı göğsünü siper edenlerin zaferidir. Tetik çektiği parmağı koptuğu halde cihat aşkıyla fark edemeyen, “Komutanım silahın tetiği bozulmuş, çekiyorum patlamıyor” diyen o kahramanların zaferidir. Peki, onları bu kadar motive eden neydi? Bütün dünya karşılarına dikilmiş olmasına rağmen, topu, tüfeği, yiyeceği, giyeceği olmamasına rağmen nasıl meydan okudular tüm dünyaya? Bunun cevabını da merhum Akif İstiklal Marşı’nda veriyor ve mealen şöyle diyor: Düşmanın değil topu, tüfeği, füzesi, uçağı, bombası, bütün ufukları çelik zırhlı duvarlarla çevrilmiş olsa, mermileri tüm ufku kaplamış olsa bile bu seni korkutmasın. Çünkü sende öyle bir iman var ki, küffarın hiçbir silahı ona tesir edemez. Sen imanla karşısına dikildiğin zaman medeniyet dedikleri, teknoloji dedikleri tek dişli canavar senin imanını asla boğamayacaktır demek suretiyle onlardaki moral ve motivasyon kaynağının sarsılmaz imanları olduğuna işaret ediyor.
Metrekareye altı bin merminin düştüğü, havada mermilerin çarpıştığı o cehennem ortamında ön siperdekilerin kâmilen şehit düştüklerini görmelerine rağmen arka siperdekilerin gözlerini kırpmadan ileri atılmalarını imandan başka ne ile açıklayabiliriz Çünkü onlar Rablerinin şehitlerin asla ölmeyeceği, tıpkı bu dünyadakilerin rızıklandırıldığı gibi, hatta daha güzel bir şekilde rızıklandırılacakları (Al-i İmran, 169-171) müjdesine iman etmişlerdi. Şehit olmanın, son nefesi Allah’a çok pahalıya satmak, fani olan şu bedeni baki olan cennet bedeniyle değiştirmek (Tevbe,111) olduğuna inanmışlardı. Uğruna savaştıkları Rabbimizin onlara ölüm acısını hissettirmeyeceğine(Nesai, Cihad 35) de iman etmiş bir insanı şehit olmak korkutabilir mi? Çünkü şehit olmak demek, bu dünyadan son adımı, aşağılar aşağısı olan siccin’e atmak yerine, cennete atmaktır. Böyle inanmış bir orduyu hangi silah yıldırabilir? Zaten ölümün acısını hissetmiş olsalar bu dünyadan göçerken gülerek giderler miydi? İngiliz subay şöyle diyor: “Ölü askerleri vardı,14-15-16 yaşlarında ve inanın ki gülüyorlardı. İlk kez kaybedeceğimizi o gün hissettik.” Yine ölümleri normal ölüm gibi olsaydı tekrar tekrar dünyaya dönüp her seferinde Allah yolunda cihat etmeyi ve şehit olmayı isterler miydi?( Buhari, Cihad 21. Bu nedenle Çanakkale zaferi imanın imkâna galip gelmesinin canlı bir örneğidir.
 
Anahtar Kelimeler : çanakkale, 1915, gai, destan, çankırı,
Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

  • Eğitim
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Çankırı.
  • Siyaset
  • Spor
  • Dünya
  • İlçeler
  • Bölgesel

Sayfalar

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku