• Diğer

Kültür

DÜNYA’DA BİR İLK!

Çankırı kaya tuzundan hiçbir katkı maddesi kullanmadan Pres Tuz ile ürün elde eden Mustafa Çağlar, yaptığı ürünlerle Dünya’da bir ilke imza atıyor.

DÜNYA’DA BİR İLK!

Okunma: 2233

22 Eylül 2019 17:35
-A

+A

DÜNYA’DA BİR İLK!
 “ELİMİZDEN TUTAN YOK”
Çankırı kaya tuzundan hiçbir katkı maddesi kullanmadan Pres Tuz ile ürün elde eden Mustafa Çağlar, yaptığı ürünlerle Dünya’da bir ilke imza atıyor.
2016 yılında  Pres Tuz Tuğla yapma hayaliyle yola çıkan tuz ustası emekli öğretmen Mustafa Çağlar, ürettiği ürünü ağaç ve tuzun dansı olarak nitelendiriyor. Yaptığı Pres Tuz Tuğla ile Türk Patent ve Marka Kurumuna da müracaatta bulunarak, ürünün patentini almak için uğraş veriyor.
Gazetemize açıklamalarda bulunan Çağlar, katkı maddesi olmadan ağaç ve tuzun dansının çıkış noktasını anlattı:
“Bu benim idealimdi. Dünya’da tuz odaları yapılıyor. Tuz odaları yapılırken, doğal halde ki kaya tuzunu başka katkı maddeleri ile karıştırarak bununla duvarları örüyorlar. Bunun gibi yapılan bir kaç örnek var. Ankara’da ve İzmir’de rehabilitasyon merkezinde tuz odalarını bu şekilde yapıldı. Bu yaptıkları başarılı bir sonuç vermedi.  Başarılı olamamasının sebebi tuz kendinden başka hiçbir maddeyi kabul etmiyor, atıyor ve erime yapıyor. Bu duvarlar neme karşı daha fazla dayanamadı iki yıl içerisinde yıkıldı. Bu olay bir de içerisinde hastalar varken meydana geldi. Bizde bunu görerek bir fikir üretme aşamasına girdik.“Biz öyle bir şey yapalım ki hem doğal olsun hem de dayanaklı olsun” diyerek yola çıktık. Katkı maddesi kullanmadan su ve tuzdan tuğla yapmaya karar verdik. Buna da ‘ağaçla tuzun dansı’diyoruz. Kuru ağaç ve kuru tuzu birleştiriyoruz. Bunlar ikisi de dosttur birbirine ama ikisi de kuru olmalıdır.”
İdealini gerçekleştirme yolunda inovasyon yaratan girişimciler arasına adını yazdırabilecekken destek görmediğini belirten Mustafa Çağlar, deneme yanılma yöntemiyle başarılı bir ürün ortaya koyduğunu şöyle anlattı:
“Çok meşakkatli ve maddi yönden zor yolları geçmeme rağmen asla pes etmedim. İdealimi gerçekleştirme yolunda elimden ne geliyorsa yapma gayretinde bulundum. Nasıl yapabilir diye istişare yapmak için dahi 4 sene öncesinde 6 Bin para ödedim. Pişman mıyım değilim, ilk yaptığımızda olmadı. Köşeler net olmadığı için kalıptan çıkmadı. Bunu mühendisler bile düşünemedi. Bunları biz deneme yanılma yoluyla öğrendik ve bulduk.  Ben bu işe geri dönüşü olmayan bir sermaye yatırdım. Yaptım mı? Evet hayalimi yaptım. Bu ürettiğimiz tuğla ile istediğiniz yükseklikte ve uzunlukta,  başka bir katkı maddesi kullanmadan ağaç aparatlar yardımı ile istediğiniz duvarı yapabilirsiniz. Pres tuzun doğal tuza göre altı misli daha dayanaklı oluyor. Bunlardan yola çıktım.  Ben Çankırı’da gitmediğim yer kalamadı Belediye Başkanından, Valisine, üniversite hocalarına herkese anlattık. ‘Biz bu tuğlayı sizin göstereceğiniz bir mekanda uygulayalım, maliyetine bir tuz odası yapalım’  dedik ama geri dönüşü olmadı. Pres tuzdan pek çok ürün yapıyoruz, radyatör, gece lambaları yaptık, bunlar hepsi özel tasarım ürünler. Gece lambalarının üzerine işlediğimiz motifler, başka tasarım olarak yapılmıyor.”
ELİMİZDEN TUTAN OLMADI
Tuz Press Tuğladan renkli ve kokulu duvarlar yapmak için de projelerinin hazır olduğunu söyleyen Çağlar, “Elimizden tutan olmadı”diye sitemini şu sözlerle aktardı:
“Elimizden siyasi ve ticari erk tutsaydı biz bu tuğlanın hem renklisini hem de kokulusunu üretecektik. Hazırlığımızı yaptık, kimyasal hiçbir madde kullanmadan, kök boyalarla renklendirilip, bitki aromalarının kendisi ile de kokulandıracaktık. İsteğe göre limon renginde limon kokulu bir duvar, lavanta renginde lavanta kokan bir duvar yapacaktık. Elimizde böylesi bir ürün varken iletmemize rağmen, bir teşhir salonu bile yaptırılmadı. Çankırı’mızı değerleri ile neden tanıtmıyoruz? Biz kimseden maddi bir talepte bulunmadık, kendi imkânlarımızla bir yenilik yaptık, hem de tuzumuzla insan sağlığına zarar vermeyecek, doğal yollarla yaptığımız bir ürün olmasına rağmen talep görmedi. Biz böylesine girişim yaparken ne yazık ki; Ne Valilikten ne Çankırı Belediyesi’nden, ne İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nden ne de Üniversiteden elimizden tutan olmadı. İdari ve siyasi erk elimizden tutmuş olsaydı, üzerinde rölyef çalışması olan şömineler, bloklar yapacaktık. Kültür Müdürlüğünün giriş salonunda ki duvarına Güzel Sanatlarda ki öğrencilerle iş birliği yaparak Kurtuluş Savaşımızı canlandıran rölyef çalışması yapacaktık ve ücret dahi almayacaktık. Ona dahi izin verilmedi. Tuzu sadece yemeğe koyup yemek için üretimi yapılmıyor. Çankırı’da tuz bir şey için kullanılıyor ama tuzdan 14 Bin çeşit ürün elde ediliyor. Bu memleket bunu anlatamıyor. Siyasilerimiz bunu görmüyor.  Enformasyon yok, olmadığı sürece de hiçbir şey yapamazsınız. Bilgi verecek kimse yok, geleni yönlendirecek bir çalışma yok.
Prof. Dr. Canan Karatay’ın tuzlarını da kendisinden temin ettiğini söyleyen Çağlar, Çankırı tuzunun insan sağlığı açısından en uygun tuz, ölçü ne eksik ne fazla diğer tuzlar gibi oranları aynı değil. Çankırı kaya tuzu mineral bakımından oldukça zengin diğerlerinden ayıran farkta bu zaten. Çankırı kristal kaya tuzunun taşıdığı bir değerler var. Bizim bir farklılığımız olmalı.
 
                       HABER:ŞEYMA DURSUN


Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000
Adnan Yamanoğlu 22 Eylül 2019 22:10

Allah yar ve yardımcınız olsun. Bizde böyledir. Çankırının toprağından çömlek olmaz. Boşuna dememişler. Bizde fesatlık varken bir yere varamayız.

Cevapla
HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku