• Diğer

Eğitim

ÇAKÜ'de Yaşam ve Felsefe Paneli Gerçekleşti

Çankırı Karatekin Üniversitesi Felsefe Bölümü tarafından organize edilen 6 Aralık 2021 tarihinde hayatını kaybeden Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli felsefeci ve akademisyenlerden olan “Prof. Dr. Teoman Duralı’nın Yaşamı ve Felsefesi Paneli” ÇAKÜ Hukuk Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

29 Mart 2022 15:37
-A

+A

ÇAKÜ'de Yaşam ve Felsefe Paneli Gerçekleşti
 
Çankırı Karatekin Üniversitesi Felsefe Bölümü tarafından organize edilen 6 Aralık 2021 tarihinde hayatını kaybeden Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli felsefeci ve akademisyenlerden olan “Prof. Dr. Teoman Duralı’nın Yaşamı ve Felsefesi Paneli”  ÇAKÜ Hukuk Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Harun Çiftçi, akademisyenler ve öğrencilerin katıldığı panelde, konuşmacı olarak İstinye Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şafak Ural ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Rahman Açar yer alırken panelin moderatörlüğünü ise ÇAKÜ Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Başkanı Prof. Dr. İlhan Yıldız yaptı. Panelin açılış konuşmasını yapan Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Harun Çiftçi, Çankırı Karatekin Üniversitesi’nin toplumun mihenk taşı olan değerlere çok önem verdiğini ve var olan kültür değerlerini ayakta tutmak ve yaşatmak için ne gerekirse yapmaya çalıştığını söyleyerek konuşmasına başladı. 
 
Rektör Çiftçi, şu bilinmelidir ki; "kültürü muhafaza etmenin yolu kültürü korumak adına önüne duvar örmekten değil, kültürü desteklemek ve gelecek nesillere aktarmaktan  geçer.  Kültür hayatın şartlarına, küreselleşen dünya paradigmasına, yaşam biçimlerine ve nesil farklılıklarına göre değişkenlik ve gelişim gösterebilir.  Kendi kültür değerlerimizi yaşatmanın en iyi yolu kültür dinamiklerimizi destekleyerek nesilden nesile aktarmaktan geçiyor. Prof. Dr. Teoman Duralı Hoca da bu kültür dinamiklerimizden biridir. Giden kültür değerlerimizin yerini dolduramadığımız için üzüldüğümüz zamanlar oluyor. Üzülmekten başka şeyler yapmak istiyorsak; kültür değerlerimizi üreten ilim adamlarımızın fikirlerini, felsefelerini yaşatmak ve o değerleri yaşatacak nesilleri yetiştirmek için onların fikirleri, felsefeleri ve vizyonları doğrultusunda nesiller inşa etmemiz gerekiyor. Bunu yapmanın en akılcı yollarından biri de işte bugün burada olmamız ve Prof. Dr. Teoman Duralı Hoca’yı alanının en iyilerinden olan değerli panelistlerimizden öğrencilerimize aktarılmasını sağlamaktır" şeklinde konuştu.
 
Pozitif bilimin çıktı odaklı çalıştığını ve dünden bugüne nelerin değiştiğini ortaya koyduğunu ama Felsefe’nin ise bir zihin jimnastiği olduğunu ve zihniyet değişikliği üzerine çalışmalar yapan bir bilim dalı olduğunu vurgulayan Rektör Çiftçi, “ Yani biz bugün batı medeniyetinin felsefesinden bahsederken o medeniyeti ayakta tutan unsurlardan bahsederiz. Yani o medeniyeti ayakta tutan unsurlar hangi konu üzerinde şekillenmişse ülkeler, devletler plan ve stratejilerini o şekillenme üzerine bina ederler. Değerler üzerine inşa edilmiş bir medeniyetin geçmişten geleceğe olan yolculuğu da değerler üzerine olacaktır.  O yüzden felsefe bir medeniyet için en önemli unsurdur.  Felsefe bizim geçmişten alacağımız ve işleyip geleceğe taşıyacağımız en değerli hazinedir.  Dünya hızla değişiyor ve artık küreselleşmenin ötesinde yaşanan bir etkileşim süreci var.  Bu etkileşim sürecinde bizim omuzladığımız kültür ve medeniyet davasını geleceğe nasıl aktaracağız, hangi boyutlarda geliştireceğiz, hangi unsurlar üzerinde inşa edeceğiz, paradigmamız ne olacak, gelişen dünya düzeninde ülkemizi nasıl konumlandıracağız, yani nasıl bir felsefe geliştireceğiz bunun üzerinde uzun uzun düşünmemiz gerekiyor.  İşte bunları yaparken Prof. Dr. Teoman Duralı gibi değerlerimizin fikirleri, çalışmaları bize ışık tutacaktır. Teoman Hoca insanın metafizik ve manevi yönüne vurgu yapan bir felsefecidir. İnsan beden, ruh ve nefis üçlemesi içerisinde müteşekkil bir varlıktır. Beden ve nefsi sürekli güçlendirir ruhu eksik bırakırsak insanı bulunduğu coğrafyada sıkıntı çıkaracak bir varlığa dönüştürürüz. Bunun yanında geleceği sağlam temeller üzerine kurulamamış, ben merkezli, bencil, yıkıcı bir yapıya dönüştürmüşte oluruz.  Teoman Hoca bizim insanımızın ruh yapısını güçlendirmemiz gerektiğini ifade eder.  Ruh yapımızı nasıl güçlendireceğiz, metafizik yönümüzü nasıl geliştireceğiz bu noktada da yine Teoman Hoca ve onun bıraktığı fikirlere ve fikir insanlarına danışacağız ve fikir alacağız.  Ne mutlu ki bizim tarihimizde ve geçmişimizde böyle önemli fikir adamları ve felsefeciler var” dedi.
 
Rektör Çiftçi’nin açılış konuşmasının ardında ÇAKÜ Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Başkanı Prof. Dr. İlhan Yıldız moderatörlüğünde Teoman Duralı hoca ile 50 yıllık dostluğa sahip olan İstinye Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şafak Ural, Prof. Dr. Teoman Duralı’nın hayatını ve düşünce dünyasını, yaşadıkları hatıraları da içine alan bir konuşma yaparken, “ Teoman Duralı ile tanışıklığımız 1972’lere dayanıyor. Biz aslında acılı bir kuşağız. 1980’lerde değil okula gitmek dışarı çıkmak bile cesaret işi aynı zamanda büyük bir riskti. Bununda akademik hayat ve eğitim üzerine çok olumsuz etkileri oluyordu. Tabi o zamanlar kitap bulmak ve okumak çok kolay bir şey değildi.  Yani acılı kuşak derken tüm bu zorluklara rağmen okumak ve iyi yetişmek için çalışma azmi içerisinde olan öğrencilerdik. Geçmişte biz sizin kadar geleceğe umutla bakamıyorduk. Çünkü toplumda çok uç noktalarda bir kutuplaşma vardı.  Bu şartlar altında kişinin kendini geliştirebilmesi çok zordu. Bizim en büyük şansımız Ahmet Yüksel Özemre gibi, Nihat Keklik gibi son derece güçlü, akademik hayatı dolu dolu yaşayan insanların olmasıydı.  Biz de onların yaktığı ateşi daha ileriye taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz. O yüzden burada bulunmaktan Teoman Hoca ile ilgili sizlerle sohbet etmekten çok mutluyum. Bu tür toplantıları gelecek açısından Teoman Hoca gibi değerlerin fikirlerinin yaşatılması açısından son derece önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.
 
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Rahman Açar ise Teoman Hoca’nın metinlerine bağlı kalarak hocanın felsefesini katılımcılarla paylaştı.  Prof. Dr. Halil Rahman Açar, “ Tarihe şöyle dönüp baktığımızda Teoman Hoca’nın sıradan bir akademisyen olmadığını hemen fark ederiz. Teoman Hoca bir kültür insanı, bir ilim ve fikir adamıdır. Hocanın felsefe görüşüne dair önemli eserleri var. Mutlaka okunmalı istifade edilmeli. Bir felsefeci olarak şuna da bakmak lazım. Bir felsefecinin fikirleri kişisel olarak ne veriyor. Toplum için, toplumsal ve fikir dünyası için neleri önceleyip topluma hangi katkıları sunmayı amaçlıyor. Teoman Hoca aynı zamanda şairlik yönü olan, şiir yazan önemli bir şahsiyetti.  Tüm felsefeciler felsefeden bahseder ama Teoman Hoca’nın özellikle vurguladığı bir şey vardı. Felsefe bir bilimdir.  Bizim dilimizde anlamı çok geniş ve derin olan hikmet kavramı vardır. Teoman Hoca felsefeyi hikmetin evladı olarak tanımlar.  Yani felsefenin annesi hikmettir der. Şunu da sorar hoca; “Annesi hikmet olan felsefenin babası kim peki?” Yani felsefe bir sorun. Dolayısıyla Hoca’ya göre felsefe bir sistem sorunudur. Felsefi sorular aslında sorunları gösterir. Felsefi sorunlar yüzeysel değil mahiyete inen sorulardır.  Yani dünyanın kuruluşundan bu yana insanlık bu sorunları tartışıyor. Teoman Hoca’da bu sorunları farklı bakış açısı ve derin anlamları içeren fikirleri ile belli bir yaklaşım getirmiş bir felsefecidir. Felsefe dünyası için çok önemli bir fikir adamıdır” ifadelerini kullandı. Panel, katılımcı öğrencilerin panelistlere Prof. Dr. Teoman Duralı ve felsefesine ilişkin sorularını sorması ve soruların cevaplandırılması ile sona erdi.
 
Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

  • Eğitim
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Çankırı.
  • Siyaset
  • Spor
  • Dünya
  • İlçeler
  • Bölgesel

Sayfalar

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku