• Diğer

Kültür

ANNELER GÜNÜ'NDE ŞEHİT ANNESİ OLMAK

Anneler Günü'nde şehit annesi olmak gerçekten çok zor. Herkes böylesine anlamlı bir günde annesine sevgiyle koşarken, annesinin elini saygıyla öperken ,o annelerimizde evladının başını okşarken şehit annelerinin yorgun adımlarla şehitliğe ,şehit evlatlarına büyük bir fedakarlık ve özlemle koşması yürek burkarken,acı verirken canı yanmayan var mıdır?

 ANNELER GÜNÜ'NDE ŞEHİT ANNESİ OLMAK

Okunma: 1048

12 Mayıs 2019 15:26
-A

+A

Anneler Günü'nde şehit annesi olmak gerçekten çok zor. Herkes böylesine anlamlı bir günde annesine sevgiyle koşarken, annesinin elini saygıyla öperken ,o annelerimizde evladının başını okşarken şehit annelerinin yorgun adımlarla şehitliğe ,şehit evlatlarına büyük bir fedakarlık ve özlemle koşması yürek burkarken,acı verirken canı yanmayan var mıdır?
  Canımızı yakan bu acı gerçek, her anneler gününde şehitliklerde yaşanıyor. Acaba biz bunun ne kadar farkındayız bilmiyorum. Hiç tenine dokunamadan, hiç saçını okşayamadan buz gibi bir mezar taşına evladım, kınalı kuzum, mavi gözlü paşam diye dokunan yüreği şehit ateşiyle yanan bir anne olmak, hiç kolay olabilir mi?
  Evladının gözünün içine bakarken, evladını Türk Bayrağı'na sarılı bir tabut içinde kucaklayan şehit annelerinin kalan yaşamlarında yaşadıklarını yaşamayan ne kadar bilebilir? Hangi anne, Anneler Günü'nde evladına dokunmak istemez ki? Şehit annelerinin, Anneler Günü'nde şehitliğe koşması bu yüzdendir. Şehit annesi olmak budur zaten.

 Ankara'daki, askeri servis araçlarına düzenlenen bombalı terör saldırısında yaşamını yitiren 28 kişiden biri de Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda görevli işçi 28 yaşındaki Cumali Akman'dı.

Anneler günü özel röportajımıza Çankırılı şehidimiz Cumali Akman’ın annesi Ayşe Akman, bana evinin kapısını açtı. Kendisine sıcakkanlılığı, samimiyeti ve misafirperverliği için teşekkürü bir borç bildim. Duygusallığın fazla olduğu bir röportaj gerçekleştirdik ama acısına da ortak olabildiysem ne mutlu bana…
  -Şehidimiz Cumalı Akman’ı, sizden dinlemek istiyorum?
   - Hayatı boyunca çalıştı, çabaladı çocukluğundan beri çok zorluklar çekti. Ankara’da Deniz Kuvvetlerinde çalışmaya başlamıştı. Abisiyle birlikte çalışıyorlardı. Tam rahata ermişti ama olmadı orda bir buçuk sene çalışabildi. Onlar çok zor durumda büyüdüler. Ortaokula giderken hem çalıştı hem okudu. Liseye kadar Çankırı’da okudu. Okul bitti askere gitti. Sonrada evlendi, fazla gelemezdi ama yine de arardı.
 -Acınızı tazelemek istemem, çok zor bunları kelimelere dökmek ama olay nasıl gerçekleşmiş?
Abisi ve arkadaşıyla birlikte Elmadağı’nda çalışmışlar. Abisine siz gidin, ben malzemeleri bırakıyım geleyim demiş. Abisi gitme demiş ama maalesef gitmiş. Akşam namazını kıldıktan sonra çıkmışlar. Servisine bindikten sonra, bomba patlamış. Haberini aldık işte öyle…
-Haberi nasıl aldınız, nerdeydiniz o an?
Evdeydik, babası Mesut’u aradım deyince, “Cumali’yi aradın mı diye sordum” yok dedi. Ben aradım ama telefonuna ulaşılmıyordu. Abisini aradık, o da ulaşmaya çalışıyordu. Herkesi arıyoruz; kimi ulaşmaya çalışıyoruz diyor, kimi durumu iyi diyor. Bizde anlam veremedik. Bizi asla habersiz bırakmazdı, biz olmasak eşini mutlaka arardı. Haberi sonunda duyduk. Şehit olmuş dediler… (içten derin bir nefes alarak söyledi Ayşe Teyzem…)  Gelinimizde evinde ayakkabısını kucaklamış, ağlıyor, çocuğu desen öyle habersiz bir köşede oturuyor.
-Şehit annesi olarak, sizin duygularınızı alabilir miyim?
Bu terör dursun artık. Anneler, babalar, eşler, çocuklar hep perişan haldeler. Çocuklar baba istiyor, analarda evlat istiyor ama yok, gelmiyor. Başkalarının da canı yansın istemiyoruz.  Televizyonda şehit var deyince ‘çocuğu var mı diyorum’ çok zor kızım çok zor. Kolay değil, kolay kurulmuyor bu ocak, kolay büyütülmüyor bu evlatlar. Ancak baş sağlığı, dilemesinler baş sağlığı, onunla geçmiyor, bitmiyor, önce terör bitsin terör…
-Şehidimizle ilgili unutamadığınız bir anınız var mı, mesela şeditlik mertebesine ulaşmak ister miydi hiç?
Var olmaz mı kızım ama şu an hatırlayamıyorum. Bir gün askerden geldi,
‘hoş geldin oğlum’ dedim.
‘Geldim anne ama şehit olamadım’ dedi.
‘Aman oğlum Allah korusun, ne diyorsun sen’ dedim.
‘Anne sen şehitliğin ne olduğunu biliyor musun sen keşke şehit olsaydım’ dedi. Allah ona şehitliği Ankara’da nasip etti. Gönülden istemişti, o mertebeye ulaştı.
Bir gün de Çanakkale’ye gitmişti. Oradan şehitlik hatırları getirmiş. ‘Anne bunlara bakar bakar şehitlere dua edersin’ demişti. ‘Aman oğlum ben zaten hep ediyorum’ dedim. Onları da evimin duvarlarına astım, şimdi öyle bakar bakar dua ederim. Bu evde çok anımız var gelecek diye hala kapıya bakarım. Ramazanın ilk günü ekmek yapıyordum, mutfağın camında silüetini gördüm. Anısı bu evden gitmiyor. Bu evde anısı var diye bırakıp gidemiyorum da, kapımı çalsa, arasa ama yok hayatta olmadığını bilmek çok zor.
  Ayşe Hanım diye resmileştirerek noktalamak istemiyorum. Ayşe teyzem diye sonlandıracağım bu anlamlı röportajımızı, kendisinin anaç, samimi tavırları, duygusal konuşması beni de etkiledi. Dayanılacak ve anlaması güç bir acı, evlat acısı… Ayşe teyzem ağzına, yüreğine sağlık, evinin kapılarını Anadolu’ya Tercüman gazetesine açtığın için teşekkür ediyorum. Şehit annelerimiz başta olmak üzere, emektar, cefakar bütün annelerimizin günü kutlu olsun.
                                                                                                                                        HABER: Şeyma Dursun
Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000
gurbetteki çangırılı 12 Mayıs 2019 19:32

böyle haberler yapın işte

Cevapla
HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku