• Diğer

Yazar

tercumangazetesi@hotmail.com

45 makale bulunmakatadır

Suç Ekonomisi

16:34 - 9 Ağustos 2017

+A

-A

Başlığı okuyunca, "bu da nereden çıktı?"diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Hepimizi şaşkınlığa uğratan bazı kavramlar, içinde yaşadığımız dönemin gerçeklikleri oluverdi maalesef.

 Son günlerde iş dünyasından görüştüğüm herkes,  ekonomi ile ilgili şüphelerini ve doğru gitmeyen bazı uygulamalar olduğunu sıkça dile getiriyor. Ekonomiyi uzmanlara bıraktıkça ekonominin daha kötüye gittiği dönemleri çok yaşadık. Bu nedenle, hayatımızın içinde olan ekonomi konusunda yazmaktan çekinmeyeceğim. Ayrıca, dünyada ve ülkemizde ekonomi siyasetten bağımsız olmadığı için bu konudaki son gelişme ve beklentileri yazacağım. Bütün bunları bir yazıya sığdıramayacağım için bugünkü köşemde, ülke ekonomisini tehdit eden önemli bir soruna değineceğim. Ekonomiyle ilgili gebel değerlendirmeleri ise daha sonra ele alacağım.

Son 15 yılda ülke olarak yaşadıklarımız, bir aldanma/aldatılma olarak geçiştirilecek bir süreç değildir. Bu dönemde haksız ve hukuksuz uygulamalar yanında, belki daha da önemli olan ve görmezden gelinen bir tehlike ortaya çıktı. Bunun adına, "suç ekonomisi" demek istiyorum. Gündelik hayatta hissetmediğimiz ama ülke ekonomisine çok derin ve uzun dönemli etkileri olan suç ekonomisi, kayıt ve kontrol dışı bir ekonominin oluşumuna zemin hazırlamıştır. Bu konuda bazı örnekleri ve uygulamaları paylaşmak istiyorum.

En güncel örnekten yola çıkarsa, şu anda 60 bin civarında kamu görevlisi KHK’lar ve Resmi Gazete ilanları ile kamu görevlerinden ihraç edildi. 60 bin ihraç edilen devlet memurunun, haklarını korumak ve suçsuz olduklarını kanıtlamak için önce kendilerine bir avukat bulmakla işe başladıkları düşünülürse, bu durumda 60 bin vekalet ve yargı mücadelesi ortaya çıkıyor. Bir vekalet örneğini, Noterler yaklaşık 200 TL'ye çıkarıyor. 60 bin adet vekalet, 12 milyon liralık bir harcamaya dönüşüveriyor. Elbette, buna, ileride ortaya çıkacak mahkeme harçları ve diğer mahkeme masrafları eklenecek ve rakam birden ikiye katlanacaktır. En önemli harcama, avukat vekalet ücreti olacaktır. Baro birim fiyatlarına bakınca, en düşük vekalet ücreti, bugün 5 bin lira. Kaldı ki, bugünkü davalarda avukatlar, vekalet tarifesini tavan ücretten açıyorlar. En düşük ücrete göre 60 bin kişinin vekalet ücreti, 300 milyon lira ediyor. Alın size dev bir piyasa ekonomisi. Ayrıca, üretime hiçbir katkısı olmayan bir harcana kalemi.

Yukarıda yazdıklarım, masum ve sıradan, görünen harcamalar ve üretimden kaçırılan bir israf ekonomisi. Bir de bu ekonominin, görünmeyen masum olmayan yanları var. Görünmeyen tarafından başlarsak, bu avukatlar 60 bin müvekkilin işlemleri için onlarla görüşüyor, adli mercilerde resmi işlemleri için gerek kendi araçlarını, gerek toplu taşıma araçlarını, gerekse taksi kullanarak yeni bir israf ekonomisi yaratıyorlar. Bununla da kalmayıp müvekkillerinin durumunu anlatmak için kendilerine ilgililerle ve yetkililerle diyalog ortamları, öğle/akşam yemekleri içeren platformlar oluşturuluyor. Ankara’da bir çok restorantta son zamanlarda avukatlar; ihraçlar nedeniyle müvekillerinin sorunlarını çözmek için gerek siyasi,  gerekse hukuki alanda çare bulmak umuduyla görüşmeler yapıyor ve yemek, çay, kahve ortamlarında müvekkillerinin derdini anlatmaya çalışıyor. Alın size, yeni ortaya çıkan bir israf ekonomisi.

İsraf bununla kaldı sanıyorsanız, yanılıyorsunuz.  Bir de bu kişilerin ‘cesaret’ sahibi yakınları var. Cesaret sahibi diyorum, çünkü son zamanlarda terör örgütü bağlantısı olan kişilerin yakınlarının büyük çoğunluğu,  bu yakınlığını saklamak yolunu seçiyor. Cesaret edenler de elinden geleni yapmak adına tanıdığı tüm kapıları çalarak sorununu anlatmak adına şehirden şehire, siyasetçiden bürokrata, hakimden yargıça hukukçuların ve yetkililerin kapılarını çalıyor. Bu işlerin masrafını hesap etmeyi size bırakıyorum.

İşin içinde büyük ekonomik avantajlar ya da avantalar da var. Her dönemde olduğu gibi bu dönemde de ‘Güçlü Avukatlar’ ve 'Etkili Avukatlık Büroları' var. Onların ekonomisi  (fiyatları) ise biraz daha farklı. Rakamlar oldukça yüksek. Ankara ve İstanbul’da bazı hukuk bürolarının bu konuda nam saldığı biliniyor. Rakamlar, bir müvekkilin tutuksuz yargılanmasını sağlamak için 100 bin Dolarlardan başlıyor diye iddialar mevcut ve bazı durumlarda sınır tanımadığı konuşuluyor. Bir ev parası ödeme yapanlar olduğu biliniyor. Bunların (hukuk bürolarının) çoğunun  danışman ve siyasi ayakları ayyuka çıkmış durumda. Ne diyelim, bu büyük bir suç ekonomisi. Ergenekon ve Balyoz davalarında da buna benzer bir durum oluşmuştu. Şimdi de hız kesmeden devam ediyor. 

Suç ekonomisinin de yaşamın bir gerçeği olduğunu kabul ediyorum. Ancak, işin içine ahlaki erozyon ve yeni suç oluşturma eylemi girince, insan ve gazeteci olarak bu olumsuz gelişmelerden rahatsız olmamak mümkün değil, elimiz bilgisayar tuşlarına gidiyor ve yazmadan edemiyoruz. Sadece yazabiliyoruz, elden başka birşey gelmiyor.

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

DUYURULAR

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku